Kişiden kişiye değişen oranlarda ve şekillerde yağ hücreleri içeren deri altı dokusunda, bağ dokusu duvarlarının incelmesi ve yağ hücrelerinin aşırı genişlemesi sonucu oluşan "portakal kabuğu görünümü" olarak tanımlanan bir bozukluktur. Selülit oluşumundan etkilenen bir dokuda lenf damarlarındaki gerilim ve deriyi destekleyen elastik liflerin sayısında azalma görülür. Erkeklerde kadınlara oranla neredeyse hiç görülmemesinin nedeni erkekler ile kadınların doku yapılarının farklılığından ileri gelir. Selülitten etkilenen bölgede gerginlik ve ağırlık hissi oluşur. Genellikle vücudun kalça bölgesi, karnın alt kısmı, ense ve kolların üst kısmında görülür. Pek çok insanda gözlenebilen selülit oluşumu önlemek için deri altı dokuyu korumak, bunun için düzenli egzersiz ve kendi kendine yapılan masajları aksatmamak önemlidir. Ayrıca normak kiloyu korumak ve beslenme düzenine dikkat etmek gerekmektedir. Tedavi egzersizle yağ hücrelerinin boyutunu küçültmeyi, dolaşımı hızlandırarak bağ dokusunun bütünlüğünü sağlamayı hedefler. Selülitin bitkisel tedavisinde dahilen ve haricen uygulamalar mevcut olup etkili tedavi sağlanmaktadır. Centella asiatica (Sentella) bitkisinin içeriğindeki asiatik asit ve asiatikosid selülit ve varis tedavisinde oldukça etkilidir. Bağ dokuyu güçlendirerek etki eden bu bitkinin günde 3 defa 30 mg alınması ve kullanılan ilacın dahili alınması nedeniyle eczanelerde satılan Sağlık Bakanlığı onaylı ürünlerin tercih edilmesi gerekmektedir. Ayrıca Aesculus hippocastanum (At kestanesi) bitkisinin içeriğindeki essin antiinflamatuar ve ödem oluşumunu engelleyici özelliği nedeniyle selülit tedavisinde kullanılır. Kılcal damarların çeperlerini güçlendirerek doku arasına sıvı akışını önleyen at kestanesi aynı zamanda varis tedavisinde de kullanılmaktadır. Günde 3 defa 10-20 mg alınabilir ve yine eczanelerde bulunan Sağlık Bakanlığı onaylı standardize ürünlerin kullanılması tavsiye edilir. Lokal uygulama için kafein ve essin içeren merhemler el ya da fırça ile masaj yapılarak uygulanırsa etkili sonuç alınır.